porno, sex, sikiş, adult, yetişkin, hd porno, türkçe porno, porn, amcık, sikiş izle, porno izle, sex izle, erotik, erotik film, 18 porno, full hd porno, sikiş videoları, canlı sex, mobil porno, bedava porno
Adım Gül. 18 yaşında, sarışın, mavi gözlü, arkadaşlarım tarafından çok sevilen bir kızım. Ayşen adında bir arkadaşım var, arada onlara gece kalmaya giderim. Maddi durumları çok iyi, evleri üç katlı lüks bir villa…
Ayşen’e biraz da o evde kalmak, lüksün içinde bir parça zaman geçirmek istediğim için gidiyordum. Annemler de arkadaşımın ailesiyle tanıştıkları için onlara gittiğimde bir şey demiyorlar.
Ayşen evin tek kızı. Babası Tuncay abi, kırk yaşlarında, yakışıklı biri. Annesi de bir o kadar güzel.. Son zamanlarda onlarda kaldığım gecelerde babasının gözünün devamlı üstümde olduğunu fark ettim. Ne zaman başımı kaldırsam onun hayran bakışlarla beni süzdüğünü görüyordum. Aslında bu durumdan pek de rahatsız olmadım, aksine hoşuma da gitti.
Geçen yaz Ayşen ve annesi Ankara’ya dedesinin yanına gitmişti, ben de diğer arkadaşlarla takılıyordum. Bir gün eve dönmek için otobüs durağında beklerken önüme bir Jip yanaştı. Bu Ayşen’in babasının arabasıydı. Camı açıp,
“Gül, ne yapıyorsun yavrum?“ dedi.
“İyiyim Tuncay abi, eve gidiyorum. Sen nasılsın?” dedim.
“Ben de iyiyim ama, gel seni eve bırakayım canım… Bu kalabalığın içinde bekleme istersen…“ dedi. Düşünmeden arabaya atladım. Duraktaki kalabalık beklerken lüks jipe binip gitmek gururumu okşamıştı doğrusu… Eve doğru giderken,
“Ee, neler yapıyorsun?” dedi.
“Hiç işte, biraz dolaştım, eve gidiyorum! Teşekkür ederim Tuncay abi, ben de bu kıyafetle sıkış tepiş otobüse nasıl binerim diye kara kara düşünüyordum”
Kırmızı ışıkta durmuştuk o anda… Başını çevirip kıyafetime baktı. Ekose mini etek, askılı penye bluz, saç, makyaj o biçim… Eteğimin altında uzanan bacaklarımı, tişörtün altındaki ayva gibi kabarmış göğüslerimi çapkın bakışlarla süzdü.
“Eh, düşünmekte haklısın kızım… Bu güzellikle, bu giysilerle o kalabalığın içine girilmez ki… Her yerini mıncıklarlar senin…”
“Aman abi, söyleme böyle…” Yanaklarım kızarmıştı, beğenilmekten memnun, gülümsedim.
“Erkek arkadaşınla mı dolaştın?“
“Erkek arkadaşım yok ki Tuncay abi!”
“Hadi canım inanmam, senin gibi güzel bir kızı sahipsiz bırakmazlar!“ Biliyordum elbette güzel, seksi olduğumu ama, bunu arkadaşımın babasından, bu olgun, yakışıklı adamdan duymak göğsümü kabartmıştı. Gülümsedim.
“Yaa vardı da, ayrıldık. Çocuksu hareketleri yüzünden anlaşamadık. Şu anda kimse yok.”
“İşte böyle söyle! Dediğin gibi çocuk onlar daha… Senin güzelliğinin kıymetini bilemezler.” dedi. Az sonra da kendi evlerine giden yola girdi. Ben hemen,
“Tuncay abi beni eve bırakacaktın ya? Unuttun galiba, size doğru gidiyoruz.” dedim. O da,
“Unutmadım canım. Seninle konuşmak istediğim şeyler var Ayşen’le ilgili… Bize gider, biraz Ayşen konusunda seninle sohbet ederiz diye düşündüm.”
“Bilmem ki…”
“Merak etme, sonra yine seni eve bırakırım! Hem bizimkiler burada değil biliyorsun. Yapayalnız eve girince canım sıkılıyor benim de… Bana arkadaşlık edersin.” dedi.
Ben bir şey diyemedim. Biraz çekindim, korktum hatta… Ayşen hakkında arabada da konuşabilirdik. Niye eve gidiyoruz ki…? Sonra da, aman canım, arkadaşımın babası, bana bir şey yapacak hali yok ya, koskoca adam, ne olabilir ki diye düşünüp kendimi rahatlattım.
Zaten az sonra villaya gelmiş, kumandayla açtığı demir bahçe kapısından arabayı içeriye sokuyordu bile… Eve girdiğimizde salondaki koltuklardan birine geçip oturdum. Tuncay abi köşedeki mini bara geçip kendine buzlu viski hazırlarken bana da bir kadeh içki içip içmeyeceğimi sordu.
“Yok, içmeyeyim Tuncay abi!“ diye karşılık verdim.
“Niye? Hiç içmedin mi daha önce?”
“Yaa… İçtim de… Şimdi eve gittiğimde anlarlar, canımı sıkar bizimkiler…“
“Hadi canım, koskoca genç kızsın. Bir iki kadeh Malibudan bir şey olmaz! Ayşen’in en sevdiği içkidir bu, bayılır. Hem seninkiler nerden anlayacaklar? Rakı değil ki bu, kokusundan anlasınlar…” diyerek doldurup getirdi.
Çaresiz uzattığı kadehi aldım. Tokuşturdu. Kristal kadehlerden çıkan çınlama sesi hoşuma gitti.
“Hadi, sağlığına güzel prenses…” diyerek bir yudumda fondip yaptı içkisini…
Bense bir yudum aldım, dediği gibi, içkinin tadı hoşuma gitmişti. Bacak bacak üstüne attım. Ekose mini eteğim sıyrılmıştı, aldırmadım. Kendimi büyük insan gibi, seksi bir kadın gibi hissediyordum.
Havalara girmiştim iyice… Havadan sudan konuşuyorduk. Ben Ayşen’le ilgili ne konuşacak diye bekliyordum. Benim yavaş yavaş içtiğimi görünce,
“Bak bunu böyle içeceksin!“ diyerek, kendi bardağını bir seferde içti. Sonra da, “Hadi sıra sende!” dedi.
Ben de kadehimde kalan içkiyi bir seferde içtim, biraz boğazım yanmıştı ama çaktırmadım. Boşalan bardağımı alıp bir duble daha doldurdu ve yanıma oturdu, bardağı bana uzattı. Onu da bir dikişte içtim.
Yavaştan başım dönmeye başlamıştı. Koltukta iyice yanıma yaklaşan Tuncay abinin sohbetine katılıyor, arada yaptığı esprilerde kendimi tutamıyor, şen kahkahalar atıyordum. Bıcır bıcır ötüyordum artık, çekingenliğim tamamen gitmişti.
Üçüncü kadehi yudumlarken saçlarımı okşadığını fark ettim. Ona yüzümü döndürdüğümde burun buruna geliverdik. Gözlerimin içine bakıyordu. Saçlarımı okşamayı kesmeden,
“Gül, biliyor musun? Sen çok güzel bir kızsın… Harikasın… Ne zamandır seni düşünüyorum, senden çok hoşlanıyorum!“ demeye başladı.
“Tuncay abi sen neler söylüyorsun?” dedim. Zaten aramızda bir karış mesafe yoktu, iyice yanaşmıştı bana, birden atıldı,
“Yaa bırak şu abi lafını!“ diyerek boynuma sarılıp, bir anda dudaklarıma yapıştı. Sert dudaklarıyla dudaklarımı eziyor, diliyle okşuyordu. İçtiği viskinin tadını aldım dilinden… Dudaklarımı zorla kurtarıp,
“Lütfen yapma abi! ” dedim. “Daha kızım ben… Hem Ayşen’in arkadaşıyım, kızın yaşındayım. Ayşen’e birisi yapsa hoşuna gider mi?”
“Bırak şimdi Ayşen orospusunu siktirtme bana… Benim hoşuma gider mi bilmem ama, azgın kızımın hoşuna gider. Bütün sınıf üstünden geçti zaten, sen de biliyorsun, ben de… Doğruyu söyle bana, yapmıyor mu?”
“Şeyy…”
“Kıvırma canım, gerçeği biliyorum ben… Orospu annesi bırak cinselliğini yaşasın, karışma diyor, ben de karışmıyorum. Bekaretini vereli çok oldu kızımın… Ben seni de kızım gibi azgın orospunun teki zannediyordum. Gerçekten kız mısın? Bir sürü sevgilin varmış, duydum, yalan söyleme…”
Bir yandan mırıl mırıl konuşuyor, bir yandan öpmeye çalışıyor, elleri her yerimde dolaşıyor, okşuyordu. Ben mücadeleyi bırakmamıştım, kaçınmaya çalışıyordum.
“Tuncay abi, bırak ne olur… Sevgilim oldu, seviştim ama bekaretimi vermedim. Bırak beni gideyim.”
“Arkadan verdin değil mi? Ulan seninle sevişip sikmeden bırakır mı erkek dediğin? Senin gibi seksi lolita sikmeden bırakılır mı? Anal seks mi yaptın onlarla, söyle?”
Bir yandan öpüp okşuyor, bir yandan üzerime abanıyordu. Baskısına, ağırlığına dayanamayıp kendimi koltuğun üzerine bırakmak zorunda kaldım. Bir yandan altında çırpınıyor, bir yandan da, “Bırak beni!” diyordum, ama içimden de bırakmamasını, devam etmesini istiyordum.
Bir eliyle saçlarımı arkadan kavramış, sımsıkı tutup dudaklarımı yiyor, bir eli de bacaklarımda geziyordu. Zaten minicik olan ekose eteğimin altına girdi, bacak arama elini sokup, külodumun üzerinden kukumu okşamaya başladı.
Yalan yok, çok, hem de çok müthiş zevk alıyordum. İçtiğim malibu kokteyl kadehlerinin de etkisiyle sanırım başım dönüyordu. İyice kendimi bıraktım ben de… Debelenmeyi bıraktığımı görünce durdu ve gözlerime baktı. Bir an… Sonra da dudaklarıma yapıştı. Şimdi ben de ona karşılık veriyordum.
Elini penyemin içine sokup, göğüslerimi okşadı. Daha sonra eteğimi iyice yukarıya sıyırıp elini külodumdan içeri soktu. Amımı parmaklamaya başladığında, ben artık aldığım zevkten inlemeye başlamıştım.
Benim kıvama geldiğimi anlayınca doğrulup beni kucağına aldı, güçlü kollarıyla kuş gibi kaldırıp yatak odasına götürdü. Yatağa bırakıp, önce penyemi, sonra da eteğimi çıkardı. Daha sonra da sütyenimi ve külodumu…
Yatakta çırılçıplak uzanmış ona bakıyordum. O da beni süzüyordu aç bakışlarla… Tepemden tırnağıma kadar, her bir noktamda dolaşıyordu gözleri… Zevkle kıvrandım.
Kalktı, kendi soyundu. Az sonra üzerindekileri çıkarıp atmış, o da çıplak kalmıştı. Önündeki sertleşmiş aletini görünce heyecanlandım. Ve korktum.
Erkek arkadaşlarımla seviştiğimde onların erkekliklerini elbette görmüştüm, onlara oral seks yapıp boşaltmıştım. Ama bu şey onlarınkinden hem daha heybetliydi, hem epeyce kalın ve büyüktü.
Üzerime uzanıp dudaklarımı öpmeye başladığında korkuyu da unuttum, endişelerimi de… Ben de hırsla karşılık vermeye çalıştım. Dudaklarımdan boynuma, göğüslerime, sonra da bacaklarıma geçti. Bacaklarımı ayak parmaklarıma kadar yaladı. En sona amımı bırakmıştı.
Amımı yalamaya başladığında ben artık zevkten yerimde duramıyordum, artık kızlık falan umurumda değildi. Neredeyse ısırarak dudaklarını, dilini, parmaklarını kullanarak beni çıldırtmaya başladı. Fazla dayanamadım. İlk kez bunca şiddetli bir cinsellik yaşıyordum. Ne kendimi tatmin etmeye benziyordu, ne de oğlanlarla oynaşmaya…
Kasılmaya başladım. Kalçalarımı indirip kaldırıyor, başımı sağa sola sallıyor, kasıklarıma gömdüğü başını kendimden uzaklaştırmaya çalışıyordum. Çünkü öyle bir orgazm yaşıyordum ki, artık dilinin klitorisimdeki teması bana işkence gibi gelmeye başlamıştı.
Bırakmadı. Orgazm kasılmalarım bitene kadar ne dilini çekti, ne de dudaklarını…Ağzını kocaman am dudaklarıma kapatarak eme somura sakinleşmemi bekledi. Sonunda fırtına dindi. Beni yalayarak bana ilk orgazmımı yaşattıktan sonra tekrar üzerime uzandı,
“Sen de beni yalayacak mısın prensesim?” diye sordu.
“Hı hı!” dediğimde, üstümden inip yanıma uzandı. Ben de biraz aşağıya kayıp erkekliğini tuttum titreyen parmaklarımla, başını yalamaya başladım. Ağzımı sonuna kadar açtığım halde zor sığıyordu minik ağzıma…
Bir müddet yaladım, emdim. Saçlarımı tutup yönlendirmesiyle içime sokar gibi sokup çıkardım ağzıma, çıkarıp torbalarını öptüm, yaladım. Biraz sonra kafamı kaldırıp ona baktım. Gözlerini zevkle kısmış, yaptıklarımı izliyordu.
Dayanamıyordum. Kasıklarım alev alev yanıyor, vajinamın içleri kaşınıyordu. Artık içime girmesini, beni sikmesini istiyordum. O da anlamıştı bunu ve
“Hazır mısın bebeğim?” diye sordu. “Seni sikmemi ister misin? Ağzına aldığın gibi içine de alacak mısın yarrağımı?”
Onun hiç bir şeyden çekinmeden, en ayıp, müstehcen sözcükler kullanarak istediğini söylemesi benim içimdeki ateşi daha da alevlendiriyordu. Şimdiye kadar arkadaşımın babası, büyüğüm, olgun erkek gözüyle baktığım adamı, şimdi beni becermek, sikmek isteyen bir erkek olarak görüyordum.
Her sözcüğü içimde fırtınalar koparıyor, azdırıyordu. Ben de ona aynı şekilde cevap verdim. Utanmadan, çekinmeden, sürtük bir orospu gibi…
“Evet Tuncay…” dedim. “Hazırım. Hadi, sik artık beni…!”
Hemen doğrulup beni sırt üstü yatırdı. Bacaklarımı havaya kaldırıp omzuna koydu. Yarağını bolca tükürükleyip amıma dayadığında ben heyecandan ölmek üzereydim… Artık içime girmeye başlamıştı ve ben de acı duymaya başlamıştım.
“Acıyor!” dediğimde,
“Merak etme güzelim, birazdan geçer!” dedi ve bastırmaya devam etti. Kızlığım bozuluyordu artık, bir fazlalıktan kurtuluyordum. Canım yanmaya başlamıştı ama…Zarıma dayanan aleti artık acı vermeye başlamıştı. Can havliyle boynuna sarılıp,
“Ahhh! Çıkar lütfen, çıkar!” diye bağırdım. O ise yatıştırıcı bir ses tonuyla,
“Sabret aşkım. Sabret canım, dişini biraz sık… Şimdi bir şeyin kalmayacak, birazdan zevkten öleceksin!” diyerek yarağının hepsini birden içime kökledi.
Acıdan tırnaklarımı sırtına geçirmişim. Bana kenetlenip bir süre hareketsiz kaldı. Sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladı. Çok yavaş… İncitmekten korkuyordu sanki az önce bıçak gibi erkekliğini bana saplayan o değilmiş gibi… Sonunda acım yavaş yavaş geçti, ben de hafif hafif zevk almaya başladım.
Daha sonra bacaklarımı omuzlarından aşağı düşürüp, üzerime uzandı ve dudaklarımı öpmeye başladı. Ama halen amıma sokup çıkarıyordu. Ben de bacaklarımı beline doladım. O kadar çok zevk almaya başlamıştım ki,
“Offf, harikasın Tuncay abi… Çok güzel sikiyorsun. Çok zevk alıyorum. Hadi, sik beni!” dedim.
Ben öyle deyince kudurdu adeta… Üstümde inip kalkmaya, daha hızlı gidip gelmeye başladı. Ve çok geçmeden sikinin verdiği zevke dayanamadım, yine orgazm kasılmaları başladı. Kasıklarımız çarpışıyor, klitorisimi eze eze, vajinamın diplerine vurdura vurdura sikiyordu beni… İliklerime kadar, feryatlar içinde boşaldım.
Anladığım kadarıyla o da gelmek üzereydi. Birden doğrulup yarağını amımdan çıkardı ve hızlı hızlı penisini sıvazlamaya başladı. Erkek aslan gibi kükreyerek, nara atarak göbeğimin üzerine doğru boşaldı. Penisinin ucundan fışkırmaya başlayan dölleri taa yüzüme kadar gelmişti.
Boşalması bitince yanıma uzanıp yattı. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Elimi amıma götürüp yokladığımda, zevk sularımla beraber kan geldiğini gördüm. Amımdan süzülüp yatağa damlıyordu. Hemen yataktan kalktım.
“Ne oldu?” dedi. Elimle yatağı gösterdim.
“Olsun canım, çarşafı toplar atarız! Hadi sen bir duşa gir!” dedi.
Ebeveyn banyosundaki duşa girip, güzelce her yerimi temizledim. Havluya sarılıp çıktığımda yatakta yoktu. Salona gittim. Oturmuş viski içiyordu. Yanına oturdum ve
“Ne yapacağız şimdi, kızlığım gitti?” dedim.
“Merak etme, evleneceğin zaman diktiririz!” dedi, sonra da kanlı yarağını gösterip,
“Ben de duşa gireyim!” dedi. Duştan çıktığında,
“Beni eve bırakır mısın?” dedim.
“Bu gece burada kalsana? Evdekilerin haberi var mı bizimkilerin Ankara’da olduğundan?” dedi. Düşündüm bir an… Annemlerin haberi yoktu gerçekten de…
“O zaman annemi arayım, Ayşen’lerde kalacağım diye!” dedim ve aradım. Annemlerden izini aldığımı söyleyince yüzündeki sevinç ifadesi görülmeye değerdi.
“O halde devam edelim, işimiz daha bitmedi!” diyerek üzerimdeki havluyu çekti ve öpmeye başladı…
O gün gece yarısına kadar dinlenip dinlenip sikiştik. Ertesi günü öğlen beni öperek uyandırdı,
“Hadi kalk güzelim. Duşunu al, kahvaltı yapalım. Sonra da seni eve bırakayım, merak etmesinler!” dedi.
“Tamam!” deyip kalktım, duş aldım. Kahvaltıdan sonra beni eve bıraktı. Arabadan inerken bir miktar para uzattı.
“Bu ne?” diye sorduğumda,
“Bak prensesim, sakın yanlış anlama beni… Bu sadece belki ihtiyacın olur diye…” dedi.
Kendimi bir an orospu gibi hissettim. Ama yaşadığım zevki ve kızlık belasından kurtulduğumu düşününce, gülümseyip aldım parayı…
Tuncay abi ile hala bir fırsatını yaratıp sevişiyoruz. Hatta onlarda kaldığım günlerde bile, ne yapıyor ediyor, bir punduna getiriyor, hemen ayak üstü sikiveriyor!
Bu website çerezler kullanıyor.